العاديات
100. Âdiyât
The Chargers · 11 ayet
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْعَٰدِيَٰتِ ضَبْحًا ﴿١﴾
And olsun Allah yolunda koştukça koşanlara;
- فَٱلْمُورِيَٰتِ قَدْحًا ﴿٢﴾
And olsun kıvılcımlar saçanlara;
- فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًا ﴿٣﴾
Sabah sabah akına çıkanlara;
- فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًا ﴿٤﴾
Ve tozu dumana katanlara;
- فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا ﴿٥﴾
Düşman topluluğunun içine dalanlara ki:
- إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌ ﴿٦﴾
İnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
- وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ ﴿٧﴾
Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir.
- وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ ﴿٨﴾
Gerçekten mala da pek düşkündür.
- أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ ﴿٩﴾
İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?
- وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ ﴿١٠﴾
İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?
- إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌۢ ﴿١١﴾
Doğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır.