القارعة
101. Kâria
The Calamity · 11 ayet
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱلْقَارِعَةُ ﴿١﴾
Gürültü koparacak olan
- مَا ٱلْقَارِعَةُ ﴿٢﴾
Nedir o gürültü koparacak olan?
- وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ ﴿٣﴾
O gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin?
- يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ ﴿٤﴾
O gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler.
- وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ ﴿٥﴾
Dağlar, atılmış renkli yüne benzeyecekler.
- فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ ﴿٦﴾
Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.
- فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ ﴿٧﴾
Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.
- وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ ﴿٨﴾
Tartıları hafif gelenler ise,
- فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ ﴿٩﴾
Onların yeri bir çukurdur.
- وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ ﴿١٠﴾
O çukurun ne olduğunu sen bilir misin?
- نَارٌ حَامِيَةٌۢ ﴿١١﴾
O, kızgın bir ateştir.